BİR GÜNLÜK İNSAN HAKKI, BİR GÜNLÜK İNSANLIKTIR!..
BİR GÜNLÜK İNSAN HAKKI, BİR GÜNLÜK İNSANLIKTIR!..
ANTAKYA CHPİLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
ANTAKYA CHPİLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
Orta Doğu da Hava Kızışırken!..
Orta Doğu da Hava Kızışırken!..
Arafat’ın HAMAS Korkusu ve Kudüs
Arafat’ın HAMAS Korkusu ve Kudüs
Su hayattır!
Su hayattır!
ENGEL ‘SİZSİNİZ’!
ENGEL ‘SİZSİNİZ’!
TBMM DENK Bütçeye Dönmek Zorundadır
TBMM DENK Bütçeye Dönmek Zorundadır
29 Ekim 1923… 24 Ağustos 2015
29 Ekim 1923… 24 Ağustos 2015

BİR GÜNLÜK İNSAN HAKKI, BİR GÜNLÜK İNSANLIKTIR!..
179 okunma

Sevgili okurlar;

İnsanın ömrü bir güne sığmayacağına göre, hakkını bir güne sığdırmaya çalışmak; aklı ve izanı inkâr etmek olur ki; bu da anlamsızlıktan öte bir şey ifade etmez!.. O halde, insanca yaşanması gereken bir ortamın varlığından söz edilemez olmuşsa; bir başka deyişle, insan kendini bahse konu hakları ile içselleştiremez hale gelmişse, günü kurtarmak adına yapılan her türlü etkinlikler de anlamını yitirmiş demektir!!..

En büyük insan hakkı olan “yaşama hakkını” ortadan kaldırmaya yönelik, yıllık bir trilyon Dolar silaha ve savaşa para ayıran dünyanın; açlıkla, yoksullukla, hastalıkla, eğitimsizlikle, sosyalleşme ile mücadele etmesini beklemek ham hayalden başka ne olabilir ki?!..

Bu noktadan hareketle; bir yandan savaşa odaklanıp diğer yandan her yıl “10 Aralık” tarihini “İnsan Hakları Günü” olarak kutlamakta olan dünya devletlerini; samimiyet testine tutmamız gerekmez mi?!..

Bilhassa emperyalist rota ile geçtiği yerleri kan ve göz yaşlarına bulayan dinozor devletlerden; “İnsan Hakları” na dair hassasiyet beklemek safdillik olmaz mı?!..

“İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” nin altına imza koyduklarını dahi unutmuş görünüp, kendi geleceklerini, bir başkalarının yok olmasına endeksleyen anlayıştan barışın, kardeşliğin, sevginin, saygının, hakça paylaşımın, hukukun ve adaletin zerresini görebilir misiniz?!..

O halde; “10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü” nü kimler kutlamalıdır; kimler bu kutlamanın dışında tutulmalıdır?!.. İşte o zaman yapılan anmalar anlam içerir… Aksi halde; hamaset merkezli her yapılan etkinlik çifte standart eyyamcılığından başka şeyi çağrıştırmaz?!..

2017 dünyasında halen cinsiyet ayrımcılığı, kadın cinayetleri, mezhepçilik, etnik ayrımcılık gibi ilkellikler yaşanmaktaysa (?!) dünya denilen aynı gemide seyahat edenler olarak; utanç duymalıyız!!.. Globalleşen ve hudut tanımaz hal alan Dünyamızda “İnsan Hakları” adına böylesine insani emareyi görebiliyor musunuz?!.. Elbette ki hayır!!..

Ne zaman görebiliriz?!..

Bu suali bana sorarsanız eğer, vereceğim cevap; “Yok Etme Güdüsünün Yerine Yaşatma Güdüsünün Konulup; Empati Yapmaya Başlanıldığı Zaman” barış, kardeşlik, demokrasi, hukuk, adalet, hoşgörü, sevgi ve saygı belirginleşir ve “10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü” nü kutlamanın hazzı duyulur…” derim…

Bu samimi temenni ve duygularla; “10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü” nün tüm insanlık âlemine barış, kardeşlik ve huzur getirmesini diliyor; cani yaklaşımla yaşam hakkı gasp edilenleri rahmetle ve saygıyla yadediyorum…

Bırakın, öfkeyi, kini, savaşı

İnsana, hayvana, doğaya el ver

Barışta ağrımaz kimsenin başı

Barut, kurşun değil; çiçek ver, gül ver

***

Yaşatmak var iken, yok eden olma

Sevmezi de sev (?!), pes etme, yılma

Can versen de, insanlıktan ayrılma

Zehir yayılsan da, verirsen bal ver

***

Öfkeyle çıkarma, kılıcı kından

Kimler, ne bulmuş ki, acıdan, kandan

Kuraklık yaşama insanlığından

İlkbahara benze; yaprak ver, dal ver

***

İnsan hakkı “bir tadımlık” değildir

Güleni ağlatma, bizzat sevindir

Mademki bu dünya, fani evindir

Dostluğa kucak aç; sevgiye yol ver


Yukarı Geri Ana Sayfa