Katar’da Askeri Üs Kuruyoruz!
Katar’da Askeri Üs Kuruyoruz!
Kadınları Anlama Kılavuzu!..
Kadınları Anlama Kılavuzu!..
Şair Ali Yüce’nin Ardından
Şair Ali Yüce’nin Ardından
Turistik kolaylıklarda süreler ve cezalar
Turistik kolaylıklarda süreler ve cezalar
Futbol ve
Futbol ve
BU COĞRAFYANIN  NEMRUT’ları- DEHAK’ları…
BU COĞRAFYANIN NEMRUT’ları- DEHAK’ları…
29 Ekim 1923… 24 Ağustos 2015
29 Ekim 1923… 24 Ağustos 2015
Ensar Vakfı Rezaleti!
Ensar Vakfı Rezaleti!
SOL GÖRÜNÜMLÜ NARSİSTLER
SOL GÖRÜNÜMLÜ NARSİSTLER

Şair Ali Yüce’nin Ardından
1388 okunma

Bu gün (2 Mayıs 2016) tarihinde Antakya Atayurt Gazetesinde şair Ali Yüce için bir yazı yazıyorsunuz başlığı da “Şair Ali Yüce’nin Ardından” koyuyorsunuz. Şair Ali Yüce’yi Antakya’da tanımayan mı var. Bir sene oldu bu dünyadan göçerek ( 28 Nisan 2015) ebedi istirahat yerine yerleşeli. Adama “Günaydın” demezler mi? Ölümünden sonra yazdığım yazıda şair Ali Yüce hocamızla tanışmamı anlatmıştım. Yeniden Özetliyeyim.1965-66 yılları idi. Türkiye bütünde yapılan şiir yarışmasında Ali Yüce adlı bir şair birinci seçilmişti. O şiir dilimizde idi ama Ali Yüce’ye bir türlü ulaşamamıştık. Yıllar sonra ben İskenderun Deniz Hastanesi Baştabibi görevine yarı tayin yarı sürgün gittim. Göreve başladım. Ama giderkenHasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü mezunlarından yazar Abdullah Özkucur hocamızın orada yaşadığını Prof. Dr. Tahir Hatiboğlu’ndan öğrenmiştim. Hata ulaşabileceğim telefonunu da almıştım. Günlerden bir gün telefon ettim. Muayenehaneme geldi tanıştık. Onu çok sevdim. Sanırım o da beni. O gün bu gündür dostuz. İskenderun’da geçen dört yılımın en güzel dostluğunu insanlığını kültür sohbetlerini birlikte yaşadık. İskenderun maceramızın en büyük kazancı Abdullah Özkucur’dur desem hiç abartılı olmaz. Dostluğumuz kıskanılası bir dostluktur. Oradaki görevim bitince Ankara’ya yerleştim ve Karşıyaka kuyruğuna girdim. Kuyrukta beklerken bir de ne göreyim Abdullah Hoca’da kuyruk sırasını alt üst ederek yanıma gelmez mi. Böylece Abdullah Özkucur hoca ile Ankara’da da dostluğumuz başladı.

Günlerden bir gün seni, Ali Yüce ile tanıştırayım. Çok büyük bir şairdir.  Gittik Ali Yüce ile tanıştık. Ali Yüce konuşkan sıcak alçak gönüllü bir insan. Şiirlerinden o zamana kadar yeterince bilgim olmamıştı.

– Hocam madem şairsiniz belki tanırsınız ben yıllardır bir şairi arıyorum bulmama yardımcı olabilir misiniz?

-Kimmiş bakayım aradığın şair

-Vallahi hocam aradığım şairin kim olduğunu bilmiyorum ama beni etkileyen birkaç dizesi aklımda

Soğanın kilosu oyun tanesi kaça

Sizin oralarda demokrasi nasıl

Atatürk’ü görseniz tanır mısınız?

Bir sabah Atatürk kapınızı vursa

Duymazsanız bir daha vursa

Tarihin kulakları çınlar mı?(3)

Başladı gülmeye. O şiir bana ait demez mi. 30 yıldır aradığım şairi bulmanın heyecanı anlatılır gibi değil.

Sonra Ekim 1998 den başlayarak iki ayda bir olmak üzere Vedat Günyol hocamızın çıkardığı “Yeni ufuklar” dergisini “ Kuva-yiMilliyede yeni ufuklar “ adı ile 6 sayı yayınladık. Ali Yüce’ye “Ayın Şiirleri” sayfasını açtık. Bir birinden güzel şiirlerini bizim dergimize verdi. Doğaldır ki “Atatürk Kapınızı Vursa” ( 3) şiirini de yayınladık.

Ali Yüce denilince şiir, şiir denilince Ali Yüce özdeştir. Kendine özgü yalın açık kelimeleri kullanma ustasıdır Ali Yüce. Birkaç dizesini birlikte okuyalım.

Hem kölelikten kurtulmuş

Hem Atatürk’e düşman

Üzgün Arap olmadığına

Türk olduğuna bin pişman (1)

Bir karınca bir dağı, kaç bin yılda deler

Sorsam söyler belki ama

Ne karınca Türkçe bilir ne ben karıncaca

………………………………………………………

Bir şiirle başım dertte, hangi şiir olacak canım

İşte bu yazdığım şiir, kalemle kök söküyorum.

Bitiriyorum gece yarısı, sabah uyandığımda

Bakıyorum şiir yarım, yeniden başlıyorum. (1)

O nasıl bir şairdir? Kendisinden dinleyelim: Sanatçı, çevresinde yaşanan acıları, kıyımları ve yıkımları görmezlikten gelerek mutluluk türküleri söyleyemez, söylememelidir. Hayvanlar, bitkiler bile çevrelerine ilgisiz değildir. Sanatçı ne hayvan ne bitkidir. O, yakın çevresinden başlayarak, ezilenlerin, horlananların, kısacası çağının milletvekilidir. Ona bu görevi kimse vermemiş, doğuştan getirilmiştir.”

Baştan beri şunu amaçlıyorum. Yazdıklarımı halk apaçık, eksiksiz anlasın. İnsan yaratımı olan uygarlık, insana karşı olmamalıdır. Uygarlık can almaz, kan dökmez. kan döken, can alan uygarlığa uygarlık denmez, ille denecekse barbar uygarlık denir.  ( 2)

Ali Yüce’nin Türk şiirindeki yeri nedir? Soruyu kendisi yanıtlıyor : “ Bana ayrılmış, numaralı özel bir yer yok Türk şiirinde. Bütün yerler ayrılmış. Ta arkalarda bir yerde, şöyle bir kenardan bakarım. Eksik olmasınlar, Türk şiirinde bana yer verenler de var, kenardan bakmama bile ruhsat vermeyenler de var. Ben korsan ozan mıyım ne?”(2)

Ali Yüce İtalya Palermo’da yapılan Akdeniz şairleri yarışmasında “OLMACA” şiiri ile birinci gelerek Altın palmiyeyi Türkiye’mize kazandırmış büyük bir başarının de alçak gönüllü bir sahibidir. (4)

İşte geldik işin püf noktasına. Ali Yüce Düziçi köy enstitüsüne gitmeden önce Hatay-Yayladağı kazasının Hisarcık köyünde imamlık ve çobanlık yapardı. Düziçi Köy Enstitüsüne geldi okudu bitirdi. İtalya Palermo’da yapılan Akdeniz şiir yarışmalarına katıldı ve birinci geldi. Köyde imamken Köy Enstitülerini bitirerek Akdeniz şiir yarışmasında Akdeniz ülkeleri arasından altın palmiyeyi kazanan bir Türk oldu. Hisarcık köyünün imamının dünya için bir tehlikesi yoktu. Ama şair Ali Yüce öyle değil. Akdeniz’in şairi olmuş ve Altın palmiyeyi kapmış Türkiye’ye getirmiş. Rakip olmuş Akdeniz ülkelerine. Onları alt etmiş ve ellerinden altın palmiyeyi kapmış. Haçlılar, bu nedenle Köy Enstitülerine haklı olarak düşmandırlar. Ama benim anlamadığım Türk milletinden çıkmış insanların bu okullara düşmanlıklarıdır.

Bu gibi anma yazılarında adettir kitapları ve ödülleri de listelenir. Biz de adete uyuyoruz.

Kitapları

Boyundan Utan Darağacı (1976), Halk Çağı (1981), Ortadoğu Şiirleri (1983),• Şiir Sıcağı (1984), Anamı Arıyorum (1985) Antakya Çarşıları (1986), Şiir Tufanı (1989), Taş Tanrılar (1990) Asılacak Kitap (1991), İnsan Tomurcukları (1991)• Yunuslama (1991), Havalı Meryem (1994),• Sevgim Servetimdir (1997)

Ali Yüce’nin Ödülleri

  • 1980 Nevzat Üstün Şiir Ödülü (Halk Çağı ile)
  • 1982 Yeditepe Şiir Armağanı (Halk Çağı ile)
  • 1982 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü (Halk Çağı ile)
  • 1985 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü
  • 1994 Akdeniz Şiir Ödülü (İtalya)
  • 17. Troya Kültür – Sanat Ödülleri / 2009 Şiir dalı 10. Ocak. 2010

Ali yüce sözcükleri bir silah gibi kullanır. Sadece sözcükleri kullanarak “Bilimi Çin’e gidip almayanlarla”, “ Beşikten mezara kadar bilim okumayanlarla” karanlıkla, gerilikle savaşır. O’nun için “Laik Cumhuriyetimizin ve  gerçek yüce dinimizin bekçiliğini sözcüklerle yapan bir büyük Usta’dır” demek hiç abartılı değildir.  Bir yıldır aramızda yok. Ama Ali Yüce ’siz kalanlardan biri de bu satırların yazarıdır. Her hafta sonu pazarı iple çekerdim. Ali Yüce ile ÜmitköyGaleria’da buluşmak üzere. Galeriabuluşmaları  bazen toplantılara dönüşürdü. Abdullah Özkucur, Mahmut Makal, Naciye Makal, Mustafa Gazalcı, Müslim Kabadayı Zeliha Kanalıcı arada bir  katılırlardı. Ama şimdi bu toplantıların şairi Ali Yüce yok. Galeria desen söküldü temeline kadar inildi yeniden daha modern olarak inşa edilecekmiş. İnsanlar öldükten sonra yeniden daha modern  inşa edilemiyorlar. Biz geride kalanlar ( Mahmut Makal, Naciye Makal, Mustafa Gazalcı, Zeliha Kanalıcı, Müslim Kabadayı)  Ali Yüce öksüzlüğü ile boğuşmaktayız.

(1) Ali Yüce: Sevgim Servetimdir. Bilgi yayınevi 1997- Ankara

(2 ) Ali Yüce: Şiirin dili, yapısı, işlevi 1975

( 3) Google ye girin Ali Yüce “Atatürk Kapınızı Vursa” adlı şiirini bulun şiirin tamamını okuyun.

(4 ) Google girin Ali Yüce Akdeniz birincisi Altın Palmiye ödülünü kazanan ” Olmaca”  şiirin tamamını okuyun.


Yukarı Geri Ana Sayfa