Katar’da Askeri Üs Kuruyoruz!
Katar’da Askeri Üs Kuruyoruz!
Kadınları Anlama Kılavuzu!..
Kadınları Anlama Kılavuzu!..
Şair Ali Yüce’nin Ardından
Şair Ali Yüce’nin Ardından
Turistik kolaylıklarda süreler ve cezalar
Turistik kolaylıklarda süreler ve cezalar
Futbol ve
Futbol ve
BU COĞRAFYANIN  NEMRUT’ları- DEHAK’ları…
BU COĞRAFYANIN NEMRUT’ları- DEHAK’ları…
29 Ekim 1923… 24 Ağustos 2015
29 Ekim 1923… 24 Ağustos 2015
Ensar Vakfı Rezaleti!
Ensar Vakfı Rezaleti!
SOL GÖRÜNÜMLÜ NARSİSTLER
SOL GÖRÜNÜMLÜ NARSİSTLER

SOL GÖRÜNÜMLÜ NARSİSTLER
3046 okunma

İnsan, düşünme, anlama, kavrama yetisi olan bilinçli ve toplumsal bir varlıktır. İnsanbilim, canlı varlık olarak insanı ve onun gelişim tarihini araştıran ve betimleyen bir doğa bilimidir. İnsan felsefesi de, insanbilimin deneyden çıkardığı veriler üstünde düşünen, insan ve insanlık sorununu konu edinen ve insanın varlık yapısıyla varlık bütünü içindeki yerini araştıran felsefedir.

Bireyin kendisini düşünmesi, ötekileri hesaba katmaması, bencilce davranması insani bir davranış olarak kabul edilmez, dolayısıyla ilkeldir, gelişmemiştir. Çünkü, bencil bir kişi sadece kendi ihtiyaçları üzerinde odaklanmakta, toplumsal yaşamın sağladığı güzelliklerin farkında  olmadan yaşamakta, bunu gerekli de görmemektir. Bu durum, çocukluk dönemi için doğal bir süreç olarak kabul edilebilir fakat, erişkin bir insan yaşamında, tutum,  davranış ve düşünceleriyle her zaman ötekileri de hesaba katabilmelidir.

Kendini adeta dünyanın ekseninde gören ve yaşamını ben merkezli bir anlayış etrafında sürdüren narsist kişiler ise, esasan bu patalojilerinin olumsuz yansımalarını yaşamaktadırlar. Kendini dünyanın merkezi sananlar biraz teselli arayanlardır. En azından kendilerini merkez olarak daha mutlu hissederler.

Kendilerini dünyanın merkezi sananlar bilinç altlarında tamamen aşağılık kompleksine bürünmüş insanlardır, bunu kapatmak için benmerkezciliğe yönelirler işin kötü tarafı kendileride buna zamanla inanırlar.

Zira narsist kişi: Olgun bir insan olamamıştır, kibirlidir, kendini dünyanın merkezinde görür, insanlardan sürekli iltifat almak ister ve motiv güçlerini bu iltifatlardan alır. İnsanlarla bir şeyler paylaşmak yerine onları işlerinde kullanmayı ve işleri bitince de vefakarlık göstermeden silip atmayı tercih eder. Narsistler, başkalarının duygularına ve ihtiyaçlarına önem vermezler, anlamak, yardımcı olmak, ihtiyaçlarını sorunlarını hissetmek hiç istemezler. Para, mevki, makam ve gösterişi severler, dolayısıyla, sürekli rekabet halinde yaşarlar ve kıskançtırlar… Narsist kişinin burada sadece birkaç özelliğine değindik. Peki, bu kadar bencil ve duyarsız davranışlara sahip bir kişinin bir iç huzuru yakalaması mümkün olabilir mi? Tabii ki hayır.

Erasmus, Deliliğe Övgü adlı kitabında şöyle der: “Rica ederim, bana söyleyiniz, insan kendinden nefret ederse, birini sevebilir mi? Kendi kalbi ile barışık olmazsa başkaları ile iyi geçinebilir mi? Kendi varlığından canı sıkkın ve yorgun ise topluluğa hoşluk getirebilir mi? Özsaygı’’nın yardımı olmaksızın, hayatta, yerinde ve istekle yapabileceğiniz herhangi genel ya da özel bir edim olur mu? İnsanın, ne ise onu olmaktan memnun olması, sahip olduğu şeylerle yetinmesi, saadetin en büyük kısmı değil midir?”

İşte Erasmus’un bu dediğini özsaygı sağlar. Özsaygı, kişiye özne olma iradesini sağlar, böylece kişi korkuları ile yüzleşme cesaretine kavuşur.
Friedrich Nietzsche şöyle der: “Sevginizle yürümelisiniz size korku salanın üstüne.” Ve şöyle der: “Yalnızca eyleyen öğrenir.”
Oruç Aruoba da, Benlik adlı kitabında şunları söyler: “Belki önemli olan, kavramlara boşverip, eylemlere bakmak – düşünülecek bir şey değildir özgürlük; yapılacak bir şeydir.”

İnsanbilim ve insan felsefesi, Bedia Akarsu’nun sözlüğünde dediği gibi, felsefenin bütünü olmak savındadır. Çünkü bütün felsefî sorular şu soruya geri götürebilir: İnsan nedir?
İşte bu sorunun yanıtını da ancak kendi kendimizi Herakleitos gibi araştırırsak ve kendimizi Sokrates gibi tanırsak bilebiliriz. Başkasının bilinçlenmesi ile biz bilinçlenmiş olmuyoruz. Bizim kendi sorumluluğumuzu üstlenmemiz şarttır. “İnsan nedir?” sorusunun cevabı burada gizlidir ve insan felsefesinin özü de budur.

SON SÖZ: Sorunun bir parçası olduğunu yok sayarak, sol partiler neden iktidar olamıyor diye her daim sorgulayan ama araştırmayan, siyaset yapmak için zeka, akıl, bilgi, deneyim ve eğitime gereksinim duymayan, ağzıyla ve duyduklarıyla papağan siyaseti yapan, lünpen, gösteriş budalası, ben merkezci, sol görünümlü narsistlere bu makale doğal olarak ağır gelebilir.Af ola


Yukarı Geri Ana Sayfa